Özüne dönme zamanı

Ya özüne döneceksin. Ya ilaçlara. Ameliyatlara. Ya da sistemin kölesi olup beyhude yaşayıp öleceksin. Anne baba olmak unutulmuş. Sağlıklı nesil yetiştirmek değer yargılarından beyhude yaşamak felsefe haline gelmiş. Yaşantıma bakıyorum da . İyi bir analist gözlemci olduğum halde benim bile gözümden kaçmış çok şeyler. Sistemin içinde koşuşturmaktan. Hep dikkatimi çekerdi de dile getirmezdim. Belki zamanı değildi.

Marketlerde koca bir reyon çorba ve turşuyla dolu. Önünde kuyruk. İnsan çorbayı niye satın alır ki. Unu kavursan çorba oluyor. Neymiş un zararlıymış. “Zıkkımın kökünü ye” derdi anannem rahmetli Allah nur içinde uyutsun.

Su katıp kusmuk gibi bulamaç yaptığın, içinde ne olduğunu anlamadığın bin çeşit harf olan çorba çok yararlı.

Ya tatlı desen içinde ne olduğu bilinmeyen katkı maddeleri dolu. Valla yeri gelmişken diyeyim kayınbabam bir irmik tatlısı yapar parmaklarını ısırırsın yerken. Kaç defa şahit oldum yaparken. Hiç üşenmez. Doğal mı doğal. Rabbim ayağına taş. Yüreğine sızı değirmesin.

Saatler içinde yaptıkları turşu çok yararlı. Suyla tuzun içine neyi atsan turşu oluyor.

Çok mu zor yapmak da satın alıyorsun. Ben sirkeli isterim illa diyorsan elmaya, üzüme su katsan sirke oluyor.

Domatesi 2 saat kaynatsan salça. Yerin mi yok. Bul yeri musait, temiz bir ev hanımı, yaptır senede bir koy kenarına.

Derseniz hijyenik koşullarda kaynatmıyormuş. Çürük domatesler o kutulara çok hijyenik koşullarda giriyordu zaten. Bizim memlekette vişnelerin elmaların meyve suyu fabrikalarına nasıl gönderildiğini bilseniz ah. Kurduyla çamuruyla neler neler. Gelelim patates meselesi. Dondurulmuş patates almak nedir bir de. Yurdumun dört köşesi patates yuvası. Çarşı pazar da dolu. Çok biliyorlar ya reklamını iyi yaptılar iyotlu tuz yiyin diye. İyotlu tuzu kolay aksın diye doldurdun tuzluğuna. Günlük ihtiyacın bir kaç gram sen iyot zehirlenmesi yaşayacaksınız yakında. Keçiler bile bizden daha sağlıklı. Kaya tuzu yalıyorlar gece gündüz.

Meyve suyunu az anlattım yani içecekler meselesi. İçinde limondan başka her şey olan limonatalar nerdeyse çeşmelerden akacak. Limonata yapmak çok mu zor? 

Eriği kaynat, limonu ovala, vişne desen öyle. İçeceğini yapmak çok mu zor? 

Ha yoğurt. En kızdığım şey yoğurt. Garibim sadece sütü kaynatıp, içine iki lokma yoğurt koyunca oluyor.  Marketteki kase yoğurtlarda süt dahi yokken yoğurt yedirdim sanıyorsun el kadar bebeğine . Çocuğuna eşine kendine. Yoğurdunun suyunu süzsen süzme yoğurt, ekşitsen peynir. Daha ne yapsın sana. Unu, tuzu, suyu karıştırıp iki tepsi çörek yapma pis fırınlardan yeşil bayraklı diye poğaça al.

Şu “at sepete koy sofraya” mantığından artık kurtulmak lazım. Üretmek muazzam bir şey. Keyfini çıkarmak lazım.

Sakın benim elimden bu işler gelmez diye.

Ben gibi hiç yemek yapmasını bilmeyen bir erkek her yemeği yapabiliyorsa. Sizde sorun vardır.

Sağlıklı yaşamın değerini ben 45 li yaşlarda öğrendim siz benim kadar geç kalmayın. Yarın demeyin bugünden başlayın.

Ahmet KİREÇCİ

03.09.2021

03.39

Bir cevap yazın