Koşulsuz sevelim

Koşulsuz sevelim

Hep baş başa olmak istedim seninle. Senin gözlerinin içine sevgiyle bakmak . Öyle aşk falan değil. Saf bir sevgiyle bakmak istedim. Koşulsuz sevelim be gülüm.

Yani seni hiç yargılamadan. Kızmadan.
Kontrol etmeye çalışmadan. Değiştirmeden. Sadece göz bebeklerine bakıp kesintisiz, öylece içimden akan sevgiyi sana aktarmak istedim.
Bakışlarımı kaçırmadan sana bakıp hiçbir şey söylemeden, sessiz bir dille sana ne kadar değerli olduğunu hissettirmek için. Sadece karşımdakidaki kadının kadınım olduğu için. Sonra kollarımı açıp seni şefkatle sarmak istedim. Sana nefsim için dokunmak için değil, hiçbir art niyet taşımadan sadece sana kendini iyi ve güvende hissettirebilmek için.
İnan senin ne kadar sulu gözlü, hemen her şeye ağlamaya hazır olduğunu kimseler bilemez. Benim bildiğim gibi. Romantik bir müzik eşliğinde dans ederken gözlerinden alamamak kendimi. İkimizinde bedenleri mutluluk ve acı içinde ağladığını ve sarsıldığımızı Sevmek ve sevilmek ne kadar da zordur bu hayatta. Koşulsuzca, güzel çirkin demeden, kadın, erkek diye ayırmadan, iyi kötü diye yargılanmadan sevilmek öyle güzel bir duygudur ki. Yılların acıları, yaraları bizleri bir anda sarsmaya başlıyor. Dans ederken bir elim belinde başın omuzlarımda. Biraz ağladıktan sonra huşu içinde birbirinize sarılarak huzuru tadıyoruz.

Senin ruhun gözlerinde saklıdır. Bilirim neden uzak durduğunu. Aşık olmaktan, acı çekmekten korkuyorsun. Teslim olamıyorsun. Bu korkular yüzünden masumca, kalbinizde tam bir sevgiyle istekte bulunamıyorsun.


Sen benim gözümde güzel ve çekici olduğunu bilmiyorsun. Bana aşık olmaktan çok korkuyorsun. Suçluluk hissediyorsun, bundan kurtulamıyorsun. Halbuki yersiz bunlar. Tüm riskleri göze alarak benimle aşkı sevdayı ve cinselliği yaşayacaksın. Sonra niye geç kalmışım sana diye pişmanlık duyacaksın. Sen dişiliğini unutmuş, sert ve soğuk bir kişilik geliştirdiğinin farkında değilsin. Şüpheci ve kontrolcü birine dönüşmüşsün. Ne içindeki çocuğu hatırlıyor ne hayatı hafife almayı biliyorsun.


Sıradışı olmak istiyorum seninle. Öyle cinsel haz, zannettikleri şekilde olmayacak bizimkisi. Onlar dokunmayı bilmiyor. Sonuç odaklı hareket ediyorlar. Üç dört saniyelik bir hazza ulaşabilmek için, asıl zevk almamız gereken dokunuşları kısa kesiyorlar.


Dedim ya biz farklı olacağız. İkimizde bedenimizi açmadan önce, kalbimizi açmalıyız. Dokunurken, kendimizi değil, karşımızdakini nasıl sevdiğimizi hissettirmeliyiz.


Elbette senin tarafından nasıl sevildiğimi de hissetmelisin. Belli uzuvlarını değil, bütününü onurlandırmalıyız. Kendi bedenimizin de onunki kadar kıymetli ve güzel olduğunu idrak etmeliyiz.
Eğer bildik sonuca odaklanmaz, dokunup sevmenin mutluluğunu yaşarsak, bir anda vücut bambaşka bir duyguya atlayacak. Aşk ve dokunuş yeterince özgür, hedefsiz ve sevgi dolu olursa, bambaşka bir alana girecek. Vücudumuzdaki bütün hücreler şifalanmaya başlatacak . Haz, belki de iki üç saat sürebildiğini yaşayacağız.
Bunun için geniş zamanlara, birbirimize saygı duymaya, aşka, çocuksu bir keşfetme duygusuna ihtiyacımız var.

Ben Kıskanmıyorum seni asla. Edebini bilen kadınsın. Kıskançlık kıyaslamaktır.
Sana yada bana hayatı zindan etmek niye. Küsmek nedir ya. Sen eğer bedeninin göbek kısmını beğenmiyor ve hatta ondan utanıyorsan, yaşam enerjini ya da öz denilen ruh parçanı bedeninin sadece sevdiğin kısımlarına odaklan. Ben herhalinle sevdim seni. İnan bana çekici, seksi, güzel gelen yanın fiziksel özelliklerin değil yüreğin. Artık yeter demeliyiz hayatın bu anlamsız gidişine. Saklanmadan, taviz vermeden, saldırmadan, küsmeden yaklaşalım birbirimize. Sonuçta koşulsuzca sevgi hissetmek içindir. Koşulsuz demek, beklentisiz demektir. Ama kişisel sınırımızı koruyarak elbette.


Herşeyine saygı duyuyorum. Ya sen koşulsuz sevmeye var mısın?

Ahmet KİREÇCİ
06.01.2022
18:18

Bir cevap yazın