Kaybetmek mi acı kavuşamamak mı

Kaybetmek mi acı kavuşamamak mı?

Al birini vur ötekini dediğimiz.  Şaka gibi hayat serüveni yaşıyoruz. Hep bir ikilim.

Tek net olan aşk mı?

Aşk; aşk olmazdı . Vuslat olsa

Ölüm ölüm olmazdı dayanılmasa diyoruz da. Hep bir şeyler eksik mi kalacak?  Kimi aşkı sever kimi aşık olduğunu kimi de aşkın kendisine hissettirsiklerini.

Sevmek mi sana ilham veren  sevmeyi sevmek mi yoksa sevdiğin mi?

Sevdiğinde eğer ilham hep yüreğinde,

Ama kavuşunca gidecekse ilham perin tercih senin.

Kaybetmek mi acı kavuşamamak mı?

Bizi ne maffeder biliyor musun?

Değersizlik, ilgisizlik, boş verilmişlik, sevgisizlik. Birde neyse. O ben de kalsın. Yaş aldıkça olgunlaşıyoruz. Çok şeye sahip olmaktansa sahip olduklarımızın değerlerine sahip çıkmayı tercih ediyoruz. Bir yaştan sonra zekayı dış görünüşten daha çok önemsiyoruz.

Ruhen doyum olması için hüzün beslemek gerek bazen. Kavuştuğumuzda doyuma ulaşabilelim. Canımdan daha değerli can var diyebilelim. İşte o zaman içim rahat  ve huzurlu diyebilelim. Zerre kadar pişmanlık yok içimde diyebilelim. Gerçi cana can katmanın nesi pişmanlık olsun ki değil mi?

Sen beni tanımak ister misin?

Bir insanı tanımak istiyorsan, ona yarasını soracaksın. Çünkü herkesin yarası yoktur. Çoğu insan yara diye ya şımarıklıklarını anlatır, ya da ulaşamadığı hırslarını. Oysa yarası olan insan dünyaya kör, sağır ve dilsizdir. Kimseler bilemez işte. Seven adamın yarası başkadır. Şimdi anladın mı? Neden insan yarasından okunur dediğimi sevgili karıcığım. Hatta yarası olan insan, insana yarasından dokunur.

Farkındalık yaratmak istersen. Farklı olacaksan bilmek için görmeyi dene.

Seni farklı yere koydum. Farklı gördüm . İşte senin farkın ne biliyor musun?  Karşıma geçsen söyle doya doya izlesem. Ezberlesem her ayrıntını diyecek kadın olduğun için farklısın. Gecelerim güzdüzüme karışsın. Öpüşün öpüşüme karışsın. Tenin tenime karışsın. Hüznün kaderime karışsın dediğim kadınsın. Sen varsan bahar gelir, kış gününde yüreğime. Gamzende büyüttüm aşkımı haberin olmadan.

Ben yokken ah be Sultan.

Tutunmaya çalışıyordun bir şeylere. Anılara , işine, hayvanlara ,kahveye  neler neler. Bir tek tutunamadığın. Yüreğindi. Bir de inatla sürdürdüğün güçlü kalabilmek çabaların. Şimdi inadı bırakma zamanı. sahibine teslim etme zamanı. Güçlü görünmene gerek kalmadı.  Bende şairliği bırakacağım artık. Bu gece şiir yazmak yok, yarında yazmayacağım. Şiir gibi yaşatacağım.

Sende bu gece ağlama. Tamam mı? Yarınların da olmayacak. Söz mü? 

Bizim yüreğimizde kamer aydınlığı varken. Siyah tülünü giymişse matemli gece. Engel olamaz. Sabredelim.  Dünleri unutturup, mesafeleri aşar senide elbet öperim. Kim demiş hayat anlamsız diye. Hayat sadece heyecanlarımızı paylaşacak biri olduğunda anlam kazanır. Ben senin yüreğini sevdim be karıcığım. Ne dökülmeye başlayan . Ne de dip boyası gelmiş saçların umurumda. Ne yüzünde . Ne de alnında belirmeye başlayan çizgiler. Huzuru bulduğum yerdeyim, sendeyim işte. Ta içinde.

Hani bazı heveslerimiz vardı.  Kursağımız da tıkanıp kalıyordu ya. Ne yutuluyor, ne de unutuluyordu.

Bak ne kadar şanslıyız. Anne babalarımızı affetmek için bir sebep daha. Bir daha hangi ana doğurur seninle beni birbirimiz için. Acıların büyüttü seni. Sen istemeden büyüdün. Herkes özlemini çektiği şeyden yoksun. Bizim sahip olduğumuz şeyden. Aşktan yoksunlar. Senin yağmur da gözyaşların çok dans etti. Dertlerle boğuşup, özlemlerini gözlerin de gizledin. İçine attıklarını yutkundun. Yine de başkalarına çelme takan bir kadın olmadın.

Neden mi şimdi varız karşılıklı. İnsan en çok hatalarından ders çıkartır. Saçlarını kıskandım dedim ya boynundan. Dahasını diyememiştim. Güneşi kıskandıran göz bebeklerine, kokunun bende bıraktığı naifliğedir hayranlığım vardı. Düşünme artık dikkat etmen yeterli. Sen güçlüsün. Güçlü kadınsın dediler. Dediler demesine de. Sana bir şey olmaz diyerek üzgünlüğünü bile elinden aldılar.  Bak şimdi bu yüzden elini masaya çarpınca dahi,  diz çöküp ağlamak istiyorsun.

Ben senin her halinle seveceğim. Güzel gülen gözlerini sevdim, sinirlendiğiniz de ağlayan , gözlerini de seveceğim. Nereden biliyorsun deme sakın. Kimsenin saçlarını örmediği bir kız çocuğunun kırıklığı olduğu için seviyorum.

Bir nefes al, rahat bırak kendini, göreceksin geçmez dediğin şeylerin nasıl da geçtiğini. Ben varım ya.

Her şeye rağmen kendine olan saygını yitirmeyip, çirkinleşmediğin için alnından öpüyorum. Ne olursa olsun sağlam kalabilmişisin helal olsun sana. Kahpe dünyanın oyunlarına. Riyakarlarına. Sahte gülücükler saçanlara.

Düşün bakalım nefesimden adını çıkarsam. Geriye ne kalır . Neye yarar söyle mum gibi yansam dahi? Ne kalır aşk adına. Seni benden çıkarsam. Aşk kalır mı ortada.

Şairliğimin yazarlığımın inan benle alakası yok. Seni yazmaya başlayınca. Kelimeler mısra yada cümle  oluyor. Mısralar dörtlük. Cümleler paragraf.

Karımsın . Karım olarak kalacaksın.

Ahmet KİREÇCİ

11.05.2021

14:12

Ah be Sultan.

Ben senin kalbine giden yolda.

Duygusallığı da.

Sevinci de.

Özlemi de.

Dibine kadar yaşadım.

Sen ne yaptın.

Çıktı karşına bir öküz.

Hazırcana gelip bağdaş kurarcasına.

Oturdun yüreğine.

Şimdi özlem çekme sırası sende.

Öküzünü özleyip de.

Görememek çok zor demek.

Hasreti taşıyamamak.

Sevgine karşılık verememek değil de.

Göğsünde uyuyamak zor demek.

Şimdi yaşa yaşayabilirsen.

Yanında.

Yanıbaşında olmadan.

Yüreğin de .

Yüreğim de

Yaşadığımı bile bile.

Ahmet KİREÇCİ

09.05.2021

01:23

Bir cevap yazın