Her kadından Sultan olmaz

Her kadından Sultan olmaz

Her kadın sevilmeye hak etmez. Erkeğin sevilemeyeceği gibi. Her erkekten adam. Her kadından Sultan olmaz. Sevgi aşka dönüşmeli. Çıkarsız beklentisiz anın tadının çıkarıldığı aşk olmalı. Bahanelerin olmadığı. Bazı kadınlar hep kaybetmeye mahkumdur. Sevginin değerini bilmez.

Gönlünde Sultan edersin. Özelim değerlim dersin. Yanı başında olur gibi yüreğine oluverirsin ansızın. Rüyalarını süsleyen kadın olduğu için. Sonra mı ? koskoca bir yığıntı içinde kalıverirsin.

İşte o yere göğe sığdıramadığın kadın akılsız olunca denecek söz bulamaz susarsın. Bahaneleri çoktur. Söz söylemezsin. Çünkü anlamsız kalacaktır cümleler.  Onu vicdanıyla baş başa bırakırsın.

Halbu ki; Sen onun badem gözlerine vurulmuşsundur. Gönlünde inci gibi saklamışsındır. Değer biçilemez mücevherim derdin ya. Anan benim için mi doğurdu seni der dururdun ya.

Onun sıradan kadın olduğunu anlarsın . Sevdana değer veremeyeceğini  anlarsın.

Alışkındır yüreği güz yaprakları gibi solup dökülmeye. Güz gününde bahar çiçekleri açtırmana kabullenemez. O kadar hüzünlüdür ki yüreği. Senin ısıtacağını. Onun güneşi olacağını kabullenemez.

Gün gelecek onun içinde işgalci olan düşüncelerden arınacaktır benliği. Sen aklına geleceksin. Pişmanlıkları kat be kat artacak.

Ey can. Gecelerim acılarım oldu. Yalnızlık harap ediyor nerelerdesin diyeceksin. Öğrenecek toprağın aldığını geri vermediğini. Üşüyen yüreği de kapanmaz yaralar açıldığını. Ne pansuman edeni ,ne dikiş dikeni olmayacağını, yaralarının kapanması için sen lazım olduğunu anlayacaktır. O çok güvendiği fiziğinin hiçbir işe yaramadığını. Et parçası olarak kullanıldığını öğrenecektir.  Azrail’i bekleyeceksin can çekişe çekişe. Gelmeyecek. Uyanacaksın derin uykularından gece yarılarında. Beni arayacaksın yatağında. Kollarımı arayacaksın, dolamak için bedenine. Yastığa kokum sinmiş mi diye bakacaksın. Dinlediğim müzikler kulağında çınlayacak. Yastığın ıslanacak sağanak sağanak akan göz yaşlarınla. Omuzlarındaki yüklerine bir de pişmanlık eklenecektir. Sessiz çığlıklarını duyan olmayacak. Benim özlemimi tadacaksın. Sessizliğim ve bensizliğimle  yaşayacaksın. Keşke sözlerin olsaydı kurşun kadar sert vursaydı yüreğimi parçalasaydı. Yokluğunun tokatını yemeseydim yüzüme . Gün geçtikçe eriyorum. Diyeceksin. Ama çok geç kalmış olacaksın.

Hani ne ekersen onu biçersin derler ya biçiyorsun. Kendini yakışanı yaşıyorsun.

Ahmet KİREÇCİ

03.10.2021

10:53

Bir cevap yazın