Sessiz Yaşayan Kadın

Sessiz Yaşayan Kadın

Ben bir kadın tanıdım. Kendinden başka hiç bir kimseye zararı olmayan. Acılarını , hüzünlerini hep gülümsemesinin arkasında gizler. Ne hayali kalmış ne de masallara inanır olmuş. Gönül yorgunluğunu gözlerinde taşıyor. Konuşmaktan bıkmış, kendini içe kapatmış. Hayatını şimdilerde sorgulamaya başlamış. Hayat onu olgunlaştırmış, edindiği tecrübelerle. Susmayı tercih etmiş, anlaşılmadığı için. Gündüzleri koşuşturma ile geçiyor. Geceleri yalnızlığına sarılıyor. Her şeye inat ayakta kalmakta üzerine yoktur. Sedikleri için yaşamayı seçen kadın tanıdım. Saçlarındaki her beyaz tel, ışık olmuş. Akıttığı her göz yaşı ise çaresizliğinin yok oluşu olmuş. Kalbi doğruluktan asla ayrılmamış olması herkesten ayrı kılmaktadır.

Bazen susmak gerekir. Sevmek hayal edmek, düş kurmak demektir. Kalbinin derinliklerine sözü geçmeye bilir ve buna isyan etmektir. Umutsuzluk kaplar bazen. İçin içine sığmadığı da olur. Düşünürsün dinlediğin her şarkıda. Anlatamazsın yaşadığın duyguları. Kelimeler bulmazsın ifade edecek. Ne sayfalar alır düşüncelerini. Kalem bile içinden geçenleri yazamaya yetmez. Bakışların anlatıyor zaten. İçten sevgiyle bakmak bile yeter her şeyi. Yaşadığının farkına varamamaktır. Seni seviyorum , sensiz olamam demek zordur. Sen herşeyimsin diyebilmek gibi.

Senin söyleyecek o kadar sözün var ki. Her kelimesi bir ömre bedel. Öfke dolu. Sitem dolu. Pişmanlık dolu. Keşkeler dolu. Ya yüreğinden süzülen gözyaşlarına ne demeli. Kusursuzca tasarlanmış hayallerin vardı. Umutların vardı. Nasılda küle döndü yüreğinin ateşiyle herşeyin. Yaşayacak olup da yaşayamadıkların. Bir şarkı dolanır diline , bilirsin ki yüreğinin kuytusunda bestelenmiştir. Boğazın kurur yaşanmışlıklar geldiğinde düğüm düğüm olur. Duyguların sel olur akar çağlayan gibi. Ve kanayan yaraların susturur seni. Niye ben dersin belkide. İşte kanayan yaralarına sarmak için diyelim. Aslında ben yoğum yanında beni arasanda bulamıyorsun. Ulaşamıyorsun beni. Beni bulacağın tek yer, yüreğine beni sorman olacaktır. O sana rehberlik edecektir.

Hayatın dönüm noktaları vardır. Benim sana yazmam gibi. Sen beni öpmek istersin belki gecenin bir yarısında. Bense sarhoş olurum o öpücükle. Kim bilir. Şunu bilmelisin. Gecenin yarısında öpenler, sabahları sevgiyle bakarlar hayata. Şairin şiiri , göz yaşı ruha can verir, ayakta tutarmış.

Ben farklıyım . Herkes neyin var diye sorar. Anlatsanda anlamazlar. Gelenek olmuş ya . Ondan sorarlar. Ya ben. Neden ağlıyorsun demem. Başını göğsüme yaslar, göz yaşlarını elimle siler. Saçlaını okşar. Gözlerinden yüreğini okurum. Çevrenizdeki bir çok kimse hayatınızın içine etmiş. Yaşanmışlıkların ah. Bazı sözler kurşundan daha çok kanını akıtmış. Yalanları mesala. Nereden mi biliyorum. Fotoğrafların kokusu olsa keşke. Her gece hem seninle hem kokunla uyuyor. Olurdum. Ben seni her daim yaşıyorum.

Yakında rakı içeğim bir gün senin derlerini derdim diyerek. Kısmet olursa da şarabı tenindn içeceğim. Seni kırmışlar hep. Kırmak bir kenara dursun paramparça etmişler. Şimdi ise kim bir adım gelse sana , sana sen bir kaç adım geriye kaçıyorsun. Gün gelecek vazgeçilmez olacak tek şeyin ben olacağım.

Bu gece ahenk vermem gerekecek dnlediğim müzikle hayallerime. Hayal ettikçe seni , analiz etmeye başlıyorum. Damarını kessen öz güven akar. Yürüken herkesin gözü üzerinde oluyor. Sebebi güzelliğin değil. Estirdiğin rüzgar. Bu senin ruh haline bağlıdır. Kimi zaman meltem olur, kimi zaman karayel. Konuşurken elini, koluu ve mimiklerini çok iyi kullanırsın. Seni izlemek de , dinlemek de keyif verir bana. Şiir gibi konuşamam ama , Dürüstlüğüm ve samimiyetimle içmeden sarhoş edebilirim seni. Kırmamak için özen gösterdiklerin kırmış seni. Kırmak hafif kalır. Bu yüzden zordur birine güvenmeniz. Belki bundan sonra güvenebilirim dersin. Ama yanılmazsın. Güvenmemekte ne kadar haklı olduğun ortaya çıkar. Bu yüzden zamanla soğuk, mesafeli, sessiz kalmayı tercih eden olmuşsun. Kimseler bilmez o hassas kalbini korumaya aldığını. Bilemezler savaşmaktan değil , yıkılmaktan yorulduğunu. Hiç bilmeyecekler içine attıklarını. Sen yinede kızmak, kırmak yerine, Sakince gülümseyerek olgunluk dersi vereceksin karşındakilere. Yüreğindeki yaraları kimseler bilmez. Bilmesinlerde.

Ben hep şunu derim. Hissettiğin acı ne kadar büüyükse , derinden yaralamışsa seni kendini anlatmakta o kadar zorlanırsın. Suskunluğunun sebebi budur. İnsanın sarılmaya ihtiyaç duyduğu anlar vardır. O an yanında olmasını istersin. Yoksa şayet bunun telafisi de olmaz. Acının sebebini bilirsin. Çaresiz kalırsın. Acıların kıyaslaması hatadır her zaman. İnsana yokluk yorar mı? Hemde nasıl. Bunu yaşayan bilir. Gün gelir fotoğraflara bakmak da yetmez. Yüzüne bakmak istersin saatlerce öylece. Gün gelir biri çıkar karşına. Sana bir şey olacak diye etekleri tutuşur. Üzerine titrer. Sen onu sakın kaybetme. Bazen iç geçirirsin. Hemde ne iç. Karşılıklı rakı içmek varken. Sen sadece fotoğraflarına bakarsın ve sigara yakarsın. Hayallere dalarsın. Acı ama gerçek. Şimdi yanında olsaydım. Saçlarının kırıklarını okşar, dizlerimde uyuturdum seni. Ah sen var ya sen. Eskiden aynaya bakar dans ederdin. Kendini seven kadındın. Büyüdün ruhunu okşamayı bıraktın. Yada bıraktırdılar. Ruhun yıprandı. Hayallerin yıkıldı. Enkaz altında kaldın hayatın. Nefes alamamak onu bile öğretti hayat sana. Şimdilerde ben çıktım ya karşına. Yarım bırakılmışlığına rağmen. Canının çok fazla yanacağını bile bile elinden geleni yapacaksın. Ve ilk defa birşeyi başaraksın. Aşık olmak gibi. İliklerine kadar yaşayacaksın. Ben hep seni yazıyorum adına şiir diyorum. Sen okuyunca sanat dersin. Ne günler yaşadın be kadınım. Hepsi geçmişte kaldı artık. Ağlamaktan göz pınarlarının kuruduğu günler geride kaldı. Yığılmış, bitmiş, ruhun ölmüştü. Hayat boş anlamsızdı senin için yıllarca.

Kimselere tahammül edecek bir sağlıklı ruha sahip değildin.

Ben niye mi varım . Senin ruhunu okşayarak sağlıklı hale getirmem gerekli. Nereden mi başlayacağım. Söyleyeyim. Önce Cemren olup yüreğine düşeceğim. Sen sevgiye ilgiye herşeye hasret yanarken ben sana geleceğim. Cemren olup havada , suda yada toprakda olacağım. Bensizlikten üşüyen yüreğine ısıtacağım. Sezsiz çığlıklarına ses, Ciğerlerine dolacak nefes olup yaşatacağım seni. Karanlık dünyana ışık olayım.

Aşkım. Öyle bir bakacağım ki gözlerine can olayım Öyle bir yazayım ki alnına kaderimizi, bana hasretinden boğulacaksın.
Durduk yere niye bunları yazıyorum. Bugün seni özlediğimi hissettim. Gülüşünle her şeyi unuttuğumu farkettim. Sesini her duyduğumda yaşadığım huzuru farkettim. Yaşadığım onca kötü günlere rağmen. Yaşananların beni zenginleştirdiğini hatta çok güzel olduğunu farkettim. Anla artık manyak hatun bugün seni özlediğimi fark ettim işte. Yüreğimden yüreğine sevgimi akıtıyorum. Yüreğine bıcak saplanır gibi acıtmadı mı? Yutkanamadın değil mi? Konuşmak istediğinde boğazına dizilmedi mi sözcükler. Göğsün daralmadı mı? Nefes almakta zorluk çekmedin mi? Gözlerinde akan gözyaşların yanağını ıslatmadı mı? Aşk budur işte. Acısı verir. Acısı bile dünyadaki bilinen tüm tatlılara değişilmeyecek kadar güzeldir. Sonra dalarsın yaşayacağımız günlerin hayaline. Arada bir anlamsızca gülersin . Yüreğine sızı düşer, yağmur gibi yağar gözyaşların göz pınarlarından. Anlam veremezsin yaşadıklarına. Çaresini bulamazsın. Kıskandım seni ben. Sakın olaki Sevgilim bensiz olduğun yerlerde Merhaba demek için bile tutma, hiç kimsenin elini farzetki avcunun içindeyim başka bir el değse eline öleceğim. Yüreğinden bir selam gönder yüreğime. İçinde hasret olsun. Nefes olsun.

Ben beni bileli bir gün gülmedim, Sensin tek tesellim sensin umudum. Senden başkasına gönül vermedim; Sensin tek tesellim sensin tek arzum. Gökteki yıldızım, güneşim sensin, Yüreğime akan göz yaşım sensin, Rüyamda gördüğüm ilk düşüm sensin, Sensin tek tesellim sensin umudum. Sevdamın bağını bilende sensin, Yanan yüreğimi görende sensin, Gönlümün içine girende sensin, Sensin tek tesellim sensin tek arzum.


O’nu bana sevdiren sensin.
ALLAHIM ,
“OL” de ömrümün geri kalan.
Yarısı “O” olsun . . .


Aşkım benim.
Her yüzün.
Gizli bir hikayesi vardır.
Acılar ,Pişmanlıklar, Ayrılıklar, Hasretler,
Yarım bırakılmışlıklar….
Aşkı senden başkasında tatmadım. Sen baskasının kollarında yatarken, ben senin hayalini bile aldatmadım.


Sevgilim.
Sevmek ve sevgili olmak; güzele odaklanıp güzel konuşabilmektir, birbirinden güç alıp güzelleşebilmektir, geleceğe dair ortak ve güzel hayaller kurabilmektir, anı güzelliklerle ve aşkla yaşayabilmektir, hayatı güzelce ve sevgiyle paylaşabilmektir


Sevgilinize hissettiğiniz duygular size ait olsa bile, onun da bu duygularda bir hakkı vardır, bu hakkını asla göz ardı etmeyin, duygularınızı onunla paylaşın ve onun hakkını yemeyin. Unutmayın, ilişkilerde herkes kendi duygularından sorumludur ve duygular paylaşıldıkça ilişkiniz güçlenir ve yolunda gider. Çünkü duyguları özgürce ve suçlamadan paylaşabilmek; ruha şifadır, cesarettir, olgunluktur, sorumluluktur ve yetişkin olabilmenin temel koşullarından biridir.


Senin gözbebeklerin var ya, kadın kadın gülen, insan insan bakan gözbebeklerin. Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta. Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder. Bir açarsın ki mutluyum. Bir kaparsın her şey elimden gitmiş.


Benim Sultan ‘ıma en çok şiir yakışıyor,
Yeryüzüne yağmur,
Gökyüzüne mavi.
Ve en çok da ona vefa yakışıyor,
Yüreğine sevda,
Gözlerine haya.
Ve en çok insanca yaşamak yakışıyor.
Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak beni hatırla.
Aşkımın derinliğini ifade etmek için kelimeler tek başına asla yeterli değil. Bu yüzden sana daha çok sarılmam ve seni daha çok öpmem gerekiyor .
Gel, yüreğimde sakladığım.
Kalbimde yaşattığım Sevdam.
Gel bir kez daha ağlayalım.
Yaşanmışlara.
Yaşanmamışlara ve belkide bir daha hiç yaşanmayacaklara .


Yanılıyor muyum? İçine çekmeyeceksen.
Dudağına hiç değdirme beni. Uzak dur. Birinin gözlеrinе bаkmаk, onun rüyаlаrınа girmеyi gözе аlmаk dеmеktir. Sеvmеyе kаbiliyеtin yoksа, o gözlеrе bаkmаyаcаksın.


Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan daha iyidir.
Kişileri birarada tutan imzasız sözleşmeler vardır. Güven gibi , dürüstlük gibi, sorgulanma ihtiyacı duyulmayan kalbin içinden hissedilen sevgi gibi…
Sevgili olmak; güzele odaklanıp güzel konuşabilmektir, birbirinden güç alıp güzelleşebilmektir, geleceğe dair ortak ve güzel hayaller kurabilmektir, anı güzelliklerle ve aşkla yaşayabilmektir, hayatı güzelce ve sevgiyle paylaşabilmektir.


Sevgilinize hissettiğiniz duygular size ait olsa bile, onun da bu duygularda bir hakkı vardır, bu hakkını asla göz ardı etmeyin, duygularınızı onunla paylaşın ve onun hakkını yemeyin. Unutmayın, ilişkilerde herkes kendi duygularından sorumludur ve duygular paylaşıldıkça ilişkiniz güçlenir ve yolunda gider. Çünkü duyguları özgürce ve suçlamadan paylaşabilmek; ruha şifadır.


Dilimi susturmak kolay olabilir.
Önemli olan yüreğimi susturabilir misin?
Bence asla.


Yakın ilişkilerde birlikte yola çıkmak için beş şey gerekir; sevgi, saygı, güven, tutku ve sadakat. Her biri çok değerli olan bu beş şey arasında, sаrılmаk gibi bir ihtiyаç olan güvenin yeri bir başkadır. Her insan sevilebilir, her ten haz verebilir ama her omuz güven veremez. En güzel sevgi güvenli olandır, en güzel sevgili güven verendir. Bu nedenle güvenmek sevmekten dаhа değerlidir. İnsan güvenini kaybedince veya şüpheye düşünce anlıyor bu gerçeği ve aklından sorulаr gitmedikçe de güveni kаlpte tekrar yeşertemiyor. Ancak güven ruh gibi de değildir, terkettiği bedene tekrar geri döner. Çünkü özünde muhafazakar olan insan, sevdiğine güvenmek ister, güvenmek istediği kişiye de inanır, bu doğasında vardır. Ayrıca kendini sevmenin bir yolu olan tekrar güvenmek, aslında sevdiğine ikinci bir şans vermektir ama insanın kime ikinci şansı vereceğini de çok iyi hesaplaması gerekir.


Zaman çok ama çok kısa ve yaşam da hiç adil değil. Bu yüzden yüreğinizdeki sevgiye, emeğinize, değerlerinize, enerjinize, zamanınıza, gülümsemenize, hayata dair tüm güzelliklere ve sahip olduklarınıza sahip çıkın, çaldırmayın, yitip gitmelerine izin vermeyin.


Bu dünyada en zor şeylerden biri de, yanlışı savunacak kadar CAHİL, doğruyu göremeyecek kadar KÖR, iyiliği inkâr edecek kadar NANKÖR insanlarla bir arada yaşamak zorunda olmak.

Ahmet KİREÇCİ

21.05.2019

22:08

Bir cevap yazın