Pişmanlık zordur

Pişmanlık zordur.
Sevmediğini sanıyorsun.
Görmezden geliyorsun.
Yaşarsın hayatı.
Hiçbirşey olmamış gibi.
Gün gelir kim olduğunu sorgularsın.
Kimim ben dersin.
Geçmişini.
Geleceğini.
Yaşantını sorgularsın.
Yağmurda ıslanmış.
Kaldırım taşlarının bulunduğu.
Bomboş ve daracık sokaklara bakarak.
Gözlerin nemlenir.
Sol yanına anlamsız bir ağrı çöker.
Ben ne yaptım dersin.
Af dilemek için gözlerin beni arar.
Arar da bulamaz.
Gözlerin acıyacak.
Öyle böyle bir acı değil.
Kan çanağına döner ya uykusuzluktan.
Aynen öyle.
Ama uykusuzluktan değildir.
Gündüzün gecelerine karışır.
Hüzün çöker üzerine.
Tüm ağırlığını iliklerine kadar hissetirir.
Yüreğindeki ağrı yerine.
Kanamaya bırakır.
Vefasızlığına yanarsın.
Takatın kalmayacak belki.
Bedenin yanacak.
Tepeden tırnağa.
Biri dokunacak.
Kabuk bağladığını sandığın yüreğine.
Ama çart diye yarılacak.
Oluk oluk kanayacak.
İçini dökeceksin.
Bedeninde ve ruhunda kirlenecek.
Sen seni sevmedim ya.
Sevemedin ya.
Artık tüm tuttuğun dallar elinde kalacak.
Sen anlayamadın.
Ben seni seviyorum dediğimde.
Katık olurcasına aşına.
Karnın doyar gibi doyururdum.
Açık pencerenden gelen.
Sert ayaz rüzgarında.
Üşütmeyesin diye yorganın oldum.
Öptüm dediğimde şaşırma.
Öpmüşümdür sen uyurken.
Omuzlarından.
Avuçlarından.
Köprücük kemiğinden.

Ahmet KİREÇCİ
06.01.2021
13:46

Bir cevap yazın