Özledim

Özledim

Özledim

Özledim

Özledim
Memleketime yağmur yağıyor.
Toprak kokuyor senin gibi,
Hayalin gözümde canlanıyor.
Özledim seni.
İçimden ah çekiyorum niye sen yanımda değilsin.
Ve kahvemi yudumluyorum.
Banaz çok çoğuk.
Üşüyorum.
Sen yoksun ya kollarımda,
Yüreğim darmadağın.
Kahveyi yanlız içmek gerekir bazen.
Sen salonda koltuğa uzandın,
Bense balkonda.
Kahvenin acılığı insanların acıttığı kadar değildir.
O yüzden yalnız içmeli bazen kahveyi.
İnsanların veremediği mutluluğu bir fincan kahvede bulur.
Zaten herkesle kahve içilmez,
Sadece âşık olduğun insanla, sevgilinle yada yalnızlıkla içilir.
Çünkü yalnızken hayali,
Yanındaysa onu izlerken kahven soğur,
Soğuk kahveyi sırf onun yüzünden severek içersin.
Bak kahvem soğumuş.
Neden acaba.

Seni sevmek!
Nedir bilir misin?
Senin yokluğun nedir bilir misin?
Manyak hatun;
Hiç duymadığın bir nefesi,
Göremediğin bedeni özledin mi?
Ya hiç öpmediğin bir dudağın tadı ilişti mi dudaklarına?
Ne gecem ne de gündüzüm belli.
Sen karanlık bir gece de aniden uyandın mı?
Uyanıp telefona sarıldın mı ?
Ya da ulaşamayacağını bile bile aramak istedin mi?
Cananım dalıp gittin mi uzaklara hiç?
İçin acıdı mı?

Ben bu gurbetin ta a….. koyayım dein mi?
Avare gibi dolaştın mı boş ve anlamsızca sokaklarda ?
Hiçbir şeyin onu ifade demediğini öğrendin mi?
Bir şarkı dolanıp diline aynı türküyü aylarca mırıldandın mı?
Korktun mu, daha yaşayamadan kaybetmekten?
Bu korku içini sarıp acıttı mı yüreğini hiç?
Sen gökyüzünü görebilmek için sabahları, perdeleri açık bırakıp yattın mı?
Sabahları uyanınca delice telefona baktın mı?
İçinde bir kıpırtıyla onun seni arayıp günaydın demesini bekledin mi boğazın kuruyarak?

Ceylanım;
Sevmek diyorum; sevmek çok farklı.
Sende çok farklısın.
Geceler boyu beklemek nedir bilir misin?
Ne zaman kavuşacağını bilmeden beklemek?
Bir kez, kısa da olsun gördüğün bir yüzü unutmamak için, o zamana geri dönüp saatlerce düşünü kurduğun oldu mu senin? Düşler kurarken geleceğe dair ve umutlar beslerken çıkarsız içine bir ateş düştü mü derinden?
Korktun mu sultanım gülerken?
Ağlarken güldün mü?

Sevebildin mi öylesine, öylesine çıkarsız öylesine dolu dolu ve öylesine güvenerek?
Hissettin mi hiç yanında duymadığın bir sıcaklığı, yanında?
Sevgilim severken dünyayı cennet yapmak istedin mi?
Yüreğine ateş düştü mü?
Sözlerini bilmediğin bir türküyü ıslıkla söyledin mi kafana göre? İçinde yaşandın mı tüm acılarını, hissettin mi kendi korkularından sıyrılıp onun korkularını?
Bir hayalet gibi durabildin mi ses çıkarmadan yaşananlara?
O ağlarken yüreğine hançerler saplandı mı?
Kendini karanlık bir kutuda hapsolmuş hissettin mi?
Duvarlar üzerine üzerine geldi mi?
Akan göz yaşları omzunu ıslatmadı diye kendinden nefret ettiğin oldumu hiç?
Sen, severken kendini de sevdin mi yüreğini dolduran o diye? İçindeki o duyguyu yaşatmak adına tutundun mu kendine?
Sanki yanındaymış gibi yaşadın mı onun yaramazlık yaptığını?

Cimcime onun gözleri düştü mü gözlerine?
Eline ne geçtiyse ona kavuşamaıyorum,
Çaresizim diye kendine öfkelenip fırlatıp attın mı?
Sen gökyüzünü boyayabildin mi?
Sevdan uğruna ve gördü mü karşındaki o renkleri sana hangi renkleri kullandığını söyledi mi aniden?
Sen gök kuşağına sekizinci rengi çizdin mi hiç?
Gök kuşağındaki sekizinci renge onun adını verdin mi hiç?
Sen sevmek varya öyle ağızdan çıktığı gibi değil;
Beş dakikalık bir zevk uğruna bedenine sahip olmak için söylenen gönül alıcı bir söz değil?
Beyinleri bacak arasında dolaşan nice yaratığın her gece farklı bir yüze okudukları ayni şiirin içinde geçen dize gibi değil.
İki kadeh rakıdan sonra,
İçinden geçenleri haykırmak demiyorum.
Ayıkken sevdanın arkasında durmaktan bahsediyorum.
Sevdiğine sırf seviyorum demek yerine küfrettin mi ?
Onunla her şeyi paylaşmak, emek vermek, güzelliklerle doldurmak hayatı.

Uzaktan uzağa sevmek, nedir bilir misin?
Seni bağıra bağıra severken, susmak nedir bilir misin?
Seni yüreğime yazarken,
Seni öpüp koklaya masamda,
Bedenim de ruhum da hissettim seni hep.
Gözlerim ve yüreğim el ele verip ağladı hep.
Ne kadar zor bilir misin ?
Yüreğini hıçkıra hıçkıra susturmak.
Manyak hatunum yokluğunla üşüyüp hayalinle ısındı hep, yorgun bedenim.
Varsın resimlerinle ağlasın gözlerim, titresin ellerim.
Ben karşılıksız sevdim seni ama sen ,
Karşılıksız sevmek, nedir bilir misin?
Sabahı olmayan gecelere,
Ömür koymak gibidir sevdalı olmak.
Hiç gelmeyecek birini,
Gelecekmiş gibi beklemektir aşk.
Doğmayan güneş olsan da,
Gecelerdeki yıldızdır umut.
Banaz da yağmur dindi gecenin saat 02.00 olmuş
Gök kubbeyi kaplamış yıldızlar,
Düşen yıldızları saymak ne demek bilir misin?
Kıpır kıpır oluyor kalbim yine kahvemi yudumlarken.
Of ulen of demek geliyor içimden.
Hayatsın , yaşamsın, cansın,
Damarımda dolaşan kansın
Bana hayat veren, içtiğim su gibisin
Su kadar temiz ve doğalsın.

Ayakların üşüyor bak sevdiğim yine.
Patiklerini giy lütfen.
Terliksiz dolaşma evde.
Artık ben susayım biraz,
Kana kana su içer gibi suyunu içesim geldi.
Seni Sevmek aslında , doyaya doya yaşamaktır .
Seninle senle yada sensiz bir ömür boyu.
Seni sensiz yaşamak ne zor gelir bana bilir misin?
Seviyorum ‘LAN’ ‘MANYAK HATUN’ seni anlasana.
Seviyorum seni,
Seni sevmek ateşten gömlek giymeye benzer.
Her fırsat bulduğunda ya da güzellikler içinde sevişip,
Zor günlerde sırt dönmek değil seni sevmek.
Yani yüreğindeki ateşle doymaktan, huzur bulmaktan, inançtan bahsediyorum sana.
Mutluluktan bahsediyorum.
Adını bile bilmeden, isimler koydum sana.
Mesala SULTAN koydum.
Bütün gecelerime seni ekledim,
Ben hayatımı gecelerimi sana adadım.
Artık yazmayayım aşkı, sevmeyi, sevilmeyi.
Yaşatayım.
Yaşayayım.

Ahmet KİREÇCİ

27.11.2018

02.24
Uşak / Banaz

Ahmet KİREÇCİ

Bir cevap yazın