Hoyratça seni yaşamak

Hoyratça seni yaşamak

Hoyratça seni yaşamak AHMET KİREÇCİ

Hoyratça seni yaşamak
Dalıyor bazen insan geri gelmemek üzere, kanatlanıp uçuyor kuş misali. Kara bulutları aşıp maviliklere doğru. Sen çok farklısın işte. Hayat gibisin. Hemde çok tuhafsın. Dışardan bakanlar nefes aldığını görür , senin nasıl yaşadığını, hayata nasıl bağlandığını, hatta ayakta nasıl durduğunu sadece sen bilirsin. Canın acıyor mu? deseler susarsın sadece tebessüm edersin. Aslında çok acıyordur. Herkes hep nedense nasihat verir, dostum arkadaşım dedikleriniz. Halbuki hiç biri yarana merhem olmuyordur bilirsin. Bir kulağından girer öbür kulağından çıkar.

Bilirsin ki anlattıkları laf kalabılığıdır sadece. Hiç kimsenin canını acıtmasına müsade etme derler .Acıtan olursa vazgeç derler sanki o kadar kolay vazgeçmek. Üzüyorsa hayatından çıkar derler. unut derler, umursama derler yani hep derler …. Sen çok iyi biliyorsun hiçde öyle söylendiği kadar kolay değildir. Şİmdi karmakarışık duygular yaşamak ve dünyanın en güzel hissidir. Ona bakmak, saatlerce gözlerine, yüreğine anlamlı yada anlamsız fark etmez. Sonra anlarsın ki o sana uzun zamandır bakıyordur. Bu hissi yaşarsın ve çok farklı bir duyguyu yaşarsın. Hani derler ya neyi nereden başlayacağını bilememek. Yürümek mi ? Durmak mı ? Yaşamak mı ? Yaşatmak mı? Onunla mı ? Onsuz mu? Sen gerçekten istediğin şeyin peşinden gitmelisin. Birazcık cesaret lazım sana. Dedim ya birazcık cesaretin olursa dünyan değişecek. Bambaşka bir kadın olacaksın. Yani gerçek sen olacaksın , cıvıl cıvıl enerjik , gözleri ışıl ışıl parlayan kadın.

Seni özetlemek isterim

Seni özetlemek isterim . Tek kelimeyle anlatayım mükemmelsin. Ne demek mükemmel dersin şimdi. Keçi inadı gibi inatçı, dediğim dedik, görünümü hoş , gönlü hoş, donanımlı, birikimli, kültürlü, iyi kalpli,sevecen, samimi , içten ve zor bir kadınsın. Asla ama asla sıradan kadın değilsin. Sana sahip olmak çok zor. Seni taşımakta zor. Neden mi ince ruhlu ve duygusal kadınsın. Dua adeyim sana. Hem mutlu ol , hem umutlu ol. Yeni umutların doğsun her doğan günle hayatına. Hiç bitmeyen umutların olasın. Göz yaşların akmasın badem gözlerinden. Sen hep sev, seni seven bulunca. Sarıp sarmala asla bırakma. Sevgiler umutla büyür. Hayatı dolu dolu yaşa ve yaşat. Hayatı güzel yaşarsan bedeninde güzelleşir. Sen umutlu olunca ele avuca sığmazsın. Sen zorsun ve tehlikelisin bir o kadar da , el bombası kadar tehlikelisin. Ama buna cesaret edip sani sarılacak avucuna, kalbine alınır mısın evet. Mesala ben alırım seni. Sorgusuzca, Endişelerim yok, asla şüphe etmeden hemde. Bilirim ki sen üşüyen yüreğime ısıtacak kadınsın. Yüzüne bakıyorum fotoğraflarından, güller görüyorum rengarenk. Ama hepside gonca kalmış açılmamış. Tebessüm etmişsin , kahkahalara boğacak kadar güldüren olmamış.

Hayal ediyorum sürekli

Seninle siyahın örttüğü bir geceden başlayarak , maviye dönüştüğü ana kadar gökyüzünü izlemek isterdim. Başın omuzlarımda olurdu. Ellerin elimde. Yada ıssız yeşillerin tüttüğü bir ormanda baş başa kalmak. Sonuç mu ? Sarının kucakladığı güneş gibi yanmak seninle. Kaldır gözlerindeki perdeyi. Hayata yeniden bakmak, sarıp sarmalamaya başlamaya hazır ol. Sevmek bekleyenlerin işi değildir. Eyleme geçme zamanın geldi. Sevmek bir şeylere sahip olmak değildir. Sevmek her şeyini karşılıksız sunmaktır. Zenginlik çok paraya , mala mülke sahip olmak değildir. Paranın da satın alamayacağı tek şey sevgidir. Senin zenginliğin yüreğinin ve ruhunun sevgi doluşu oluşudur. Maddi zenginlik çalınır biter , tükenir ama gönül zenginliği bitmez. Sen kaç yaşında olursan ol, içinde küçücük bir kız çocuğu var. Sen bu yüzden bebeksin , meleksin, cimcimesin. Bazen şımarıklık yapmak istersin, sebepsiz ve anlamsızca. Saçma sapan davranışların olur. Saklambaç oynamak istersin. İçinden geldiği gibi kendini kasmadan konuşursun, aklına geleni diline getirirsin.

Çok Hoş

Çıplak ayaklarla dolaşman mesala, dağınık saçların, güldüğünde ışıl ışıl olan badem gözlerin, heyecanlanmayı seven, korkusuzca , hoyratça , sınırsızca aşk yaşamak isteyen çılgın bir kadınsın. Düşünüyorum çoğu zaman senin haberin yok ama. Sen mi Yoksa ben mi çok şanslıyım diye. Bu sabah kahvemi içtim. Çamlık parkta yürüyüş yaptım her sabah olduğu gibi. Hayalin geldi gözüme. Karnıma ağrılar girdi. Gözlerim doldu. Dedim ki kendine gel Ahmet. Erkek adam ağlamaz derler. Ama gönlüme söz geçiremedim, damlalar halinde süzüldü yanaklarımdan göz yaşlarım.

Düşündüm, düşündüm dedim ki hayat aslında ne güzel. Aslında acımasız hale getiren bizleriz. Her anı bambaşka olan seni yaşamak ne olabilir. Seni nasıl yaşayabilirim , yaşatabilirim diyorum kendi kendime. Bu gün neden güzel? İç huzurum var. huysuzum. Kıskanıyorum. özlüyorum . seni en çok ne mutlu eder ? Kafamda deli sorular ve düşünceler. Yürüyüş yaparken bir sonuca bağladım .

Sevmek ve sevilmek. Seni sevmek en büyük sığınalacak liman. Sevgi dolu yüreğinde kalmak. Düşünsene sevginin olmadığı bir saray içindesin. Neye yarar. Bence sevgi dolu bir baraka saraydan daha makbuldür. Seni analiz ederken tanıdım. O günden bugüne kadar uyuyamıyorum desem abartmış olmam. Uyuyamadığım gecelerde engin denizlere dalıyorum. Açılıyorum gönlünde bilmediğim yerlere. Yola çıkarken dönmemek üzere yolculuğa çıkıyorum. Benim içim kıpır kıpır oluyor. Fırtınalar kopuyor. Sabah gün ağardığında ise darmadağan olarak ıssız kayalıklara sürüklenmiş olarak silkelenip kendime geliyorum. Sürüklenmemek için seninle yelken açmak gerekliymiş. Bir can , bir nefes olmak gerekli . Hayatın güzelliklerini yaşamak için. Zaten sevmeyen birisi insan değildir. İnsanda olamaz. Saf , içten , samimi olarak seversen ısıtırsın bedenimi ve ruhumu. Renklenir dünyam yaşantım.

Mutlu muyum, evet hemde çok

Mutlu muyum, evet hemde çok. Seninle huzurluyum. Hoyratça seni yaşamak istiyorum. Ahmet KİREÇCİ ciddi misin ? Dersen evet derim .Ezberlerimi bozdum. Acısı ve tatlısıyla yaşanmışlıklar pişirmiş ikimizide. Silgilerimizi atalım artık. Kalan hayatımızı satır satır yazalım , yüreklerimize yazalım sevgiyle. Anılarımız olsun. Kimselerin yok edemeyeceği anılarımız olsun. Sorarsan bana dönüşün var mı ? Yok açık ve netim kararlıyım. Yanıyorum alev alev. Kimselere anlatamadığım fırtınalr kopuyor yüreğimde bilmeni istedim. İşte hayat böyle bir şey. Biraz iç acısıdır. Kimi zaman hüzünlendirir. Kimi zaman da sevince boğar. İçin içine sığmaz, daralırsın bazen. Derler ya her şey için bir sebep lazım. İşte sende benim sebebimsin. Bak sen varsın yazıyorum. Hayatımdaki kadınsın. Aklımdasın , yüreğimdesin. Sana yürüyorum farkında mısın? Sağnak yağmurda uzun uzun yürümek gibi. Bitmeyen umutlarla. Kalabalık olan bu koca İstanbul’da yalnızlığımda kayboluyorum. Sırılsıklam olmayı göze aldım. Acısına da , tatlısına da eyvallah dercesine. Nasılım biliyor musun? Bulunduğum odaya sığmıyorum, O kadar geniş olmasına rağmen. Ortam kalabalık ben yalnız. Temiz havada nefes alamıyorum. Ben güzel kadın aramıyorum. Sendeki güzellikleri, seni sen yapan değerleri arıyorum. Bunalıyorum , sıkılıyorum am korkmuyorum. Her şeyi bilmek istemiyorum. Sadece senin kadir kıymetini bilmek istiyorum. Yetmez mi? Seni anlatmak yazmak değil, seni seninle hoyratça sınırsızca yaşamak istiyorum.

Ahmet KİREÇCİ

Anahtar Kelimeler ; SULTANIM, Ah be SULTANIM sen benim neler nelerimsin bir bilsen. SULTANIM, Sen her şeyimsin, canım, cananım, hasretim, alın yazım, kara sevdalım, sen cennetim, cansın can, nefesim, kanayan yaramsın, sol yanımsın.
Nefesim, Kalbim, Canım, Kanım, Karım, Ömrüm, Yuvam, Mutluluğum, Hayatım, Hayalim, Düşüm, Yaşama Sebebim, Bedenim, Dünyam, Servetim, Gözbebeğim, Gerçeğim, Hayatımın Anlamı, Mevsimlerim, Vatanım, Canıma can katan kalbimin tek sahibisin. Seninle aşkı yaşamak bambaşka . Sen aşk kadınısın .
Birtanem seni ne çok sevmişim ya ahhhhhhhhh….

Bir cevap yazın