Hayat şaire neler neler öğretti

Hayat şaire neler neler öğretti biliyor musunuz?
Sevdikçe yandığımı.
Değer görmediğim sevgiden,
İyi niyetimi hak etmeyen nankörden, sesime sağır sevgilim dediğimi vazgeçmeden yüreğime gömmem gerektiğini. Her şeyi içinde boğmaya mecbur olduğunu, diri diri mezara kapanmak olduğunu. Dostumu öğrendim. Sırdaşım diyebileceğimi. Kimselerin yanımda olmadığı zamanlarda beni seven. Sarılmaya ihyiyaç duyduğumda sarılanım. Dibe vurup dayanılmaz hal aldığında hayatım. Dayak oldu bana. Güzel olan herşeyi yaşattı bana. Sadık olmayı. Dostluğun kader olduğunu. Hemde çok güzel bir kader olduğunu.
Doğuştan değil belli bir yaştan sonra güzelleştiğini kadınım dediğinin. Demlendikçe keyif veren çay, yıllandıkça değerlenen şarap gibi olduğunu. Kalıplara sığmayacak kadar asil olduğunu.  Başkaları için yıprattığının farkına varıp şöyle geriye bakıp kendine değer verdiğini. Özgürlük kavramını idrak ediyor oluşu. En pahalı değerin kendindeki olgunluk olduğunu. İhtiyaç listesini değiştiyor. Sepete sadece üç şey koyuyor. Sevgi. Huzur. Güven.
İstemez yollarında kırmızı halılar serilsin. Hayat işte ençok da sevdiğim kadını öğretti.  Kadınım inan ki çok güzelleşti belli bir yaştan sonra.
İçin tuhaf mı herzamanki gibi .
Hastalığın ve geçmişin hala kafanda .
Senin içini kemiriyor .
Hatta daha fazlası.
Deli deli sorular .
Koskoca bina inşa ediyor.
İçinden geçenleri dile getirrmessin.
Susar dilin lal olur.
Yüreğin kanar sadece.
Renklerle sorunun var.
Hayatını sadece siyah yapmışsın.
Bulutlar mavi.
Doğa yeşil değil.
Yüreğin puslu.
Buhranlı.
Neden her yer karanlık.
Gündüz bile zifiri karanlık.
Ben varım artık.
Bir avuç beyaz hayal etmen için.
Olur mu dersin.
Çaresizsin yardıma muhtaçsın.
Ayakta duramıyorsun.
Arıyorsun bir duvar dayanacak.
Başını yaslayacak göğüs.
Ekmek değil sevgi dileniyorsun.
Dolaşıyorsun ev içinde avare gibi.
Neden  yalın ayak kaldın.
Üşüyorsun yarı çıplak haldesin.
Çocukluğun elinden alınmış.
Gençliğinde hayallerin çalınmış.
Sevdayla tanışamadan yüreğin.
Koparılıp çıkarılmış.
Düş kurmak sana yakıştırılmamış.
Güçlü kadın olmak zorunda bırakılmışsın.
Alın yazın daha sen doğmadan yazılmış.
Geldin artık ömrümün yarısına.
Günler nasılda su gibi akmış.

Giydirdiler yıllar önce kefeni sana.
Daha yaşarken bu dünyada.
Boğdular seni her gün.
Geleceğinden umudun alınmış.
Sel olmuş bugün karamsarlık akıyor.
Gözünden.
Gönlünden.
Yüreğinden.
Çaresizlikten kahroluyorum.
Seni anlatmaya başlasam.
Kitap yazmaya kalksam.
Kalemimden mürekkep akmaz oluyor.
Sevmeyi bilirsin de.
Sevemezsin .
Sevmeyi beceremezsin.
Az sabret.

Ahmet KİREÇCİ
05.04.2021
02:36

Bir cevap yazın