HAYAT ACIMASIZ ; AŞK GERÇEK

ahmet-kireçci- Ahmet KireçciHAYAT ACIMASIZAŞK GERÇEK

HAYAT ACIMASIZ ; AŞK GERÇEK

Çevremizde gözlemleriz sonra kendimize sorgularız, evlilik aşkı öldürüyor mu? Aşk içtah açıcıdır. Evlilik de iştah kesicidir.
Her birey aşık olmalıdır. Aşkı hak eden yaşar. Kimi bulur kıymet bilmez, kimi arar bulamaz.

Hayat bu ………..
Benim naçizane görüşüm ; yılların vermiş olduğu deneyim ve gözlemlerimden çıkan sonuç “Evlilik askı öldürür, çünkü hep aynı şeyi yapmaktan sıkılır insan ,hep aynı yemeği yemek yada sürekli çalışıp hiç tatil yapmamak gibi monoton hayat insanı yorar değişiklik canlandırır . ”
Gün gelir , aşkın yerini yavaş yavaş alışkanlık alır , farkında bile olmadan aşktan aldığı doyumun eksikliğini başka şeylerle kapatmaya çalışır , örneğin yemekle , zevklidir çünkü, hep aynı yemeği yeme zorunluluğuda yok ayrıca , dolayısıyla bıktırmaz. Ama kilo aldırır , fiziki görünüm değişir azar azar ama aldırış edilmez ” beğenen beğenmiştir nasılsa ” henüz gençken ilerideki sağlık sorunları da çok önemsenmez.Kadınlar açısından bir de hamilelik döneminde alınan kilolar vardır biyolojisinin bir süre için zorunlu kıldıgı kilolar kalıcı olur (istisnalar bu kuralı bozmaz:)),işte obezite baslamistir. Tedavisine gerek olmayan bir hastalık(aşk) iyileşmiş, fakat simdi tedavisi gereken bir hastalık(obezite) baslamıstir.

Askın yerini sadece obezite mi alır derseniz, hayır o sadece sonuçlardan biridir, esas olarak askın yerini doyumsuzluk alır ki iste esas felaket buradadir. Doyumsuz insan ne yapar derseniz, karnı doymamis bir bebek ne yaparsa onu yapar ; ağlar, yalniz bu büyük bebegin ağlamasi küçük bebeginki gibi olmaz her zaman, kimi zaman öfke, kızgınlık, kimi zaman çöküntü, depresyon şeklinde olur büyük bebegin aglamasi.Gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinin bir nedenide Öfke ,kızgınlık ve depresyon degilmidir. Ağlayan büyük bebeğin bu öfkesi veya çöküntüsü ister istemez çevresini etkilemezmi etkilenen bu çevre, nispeten kendi başka çevrelerini etkilemezmi hiç. Sabah eşiyle sorunu olanin is çevresine bunun hiç yansıtmaması mümkün müdür? Daha da önemlisi annenin öfkesinden depresyonundan çocugun etkilenmemesi mümkün müdür? Bundan etkilenen çocugun etkilenme derecesiyle orantılı olarak ,ileri yaşlarına sorun olarak taşınmaz mı bu çocukluk travmaları. Çocukluk travmalarının etkisiyle büyüyen, ne kadar saglıklı davranabilir, burada bir kısır döngü varmıdır varsa bu kısır döngü nasıl kırılabilir? Bunun için basa dönüp, aglayan büyük bebeğin neden ağladığını hatırlayalım;DOYUMSUZLUK degil miydi sebebi, o halde bebeği susturabilmek, bu kısır döngüyü kırabilmek için, DOYURMAK gerek büyük bebeği…

Evlilik de aşkı kurtarmak mümkün mü ?

Evlilik de aşkı kurtarmak mümkün mü ? Evet ama bunu yapabilen çok azdır. Aşkı ayatkta sıcak tutan değerdir. Neden mi değer bu kadar önemli. Bir şeyin kıymeti ona verdiğiniz değer kadardır. Bu değerleri sizin vermenizde gerekmez sizden önce verilen değerleri sorgulamadan kabullenebilirsiniz.Yada sorgulayıp, benimser yada benimsemezsiniz. Bazıları aşkı yaşayamaz nedeni bu bence. Bazıları için para bizden önce onun için belirlenmiş değerdir. Biri sana kaç paralık adamsın derse bilki değer yargıları maddiyat üzerine kurulmuş biriyle karşılaşmışsındır. Para da bizden evvel belirlenmiş değerlerdendir. Biz onun değerini ya sorgulamadan yada kısa bir sorgudan sonra hemen benimseriz. Olmazsa olmaz dır para… Doğrudur da, nereye kadar… Senin değer verdiğin para, sana değer vermeye başlayana kadar; ”Kaç paralık adamsın ? ” sözü yerleşene kadar. Bu değer yargısı yerleştimi topluma,ee eşek değiliz ya insanız bizde değerli olmak, saygı ilgi görmek,başkalarının alamadığı şeylere sahip olmak,yakınlarımıza karşı görevimizi yapmak, mutlu olmak için ”kaç paralık adamsın?” diyene bilançomuzu göstermek den utanmamak için çalışıyor kazanıyoruz (kaybedenleri dikkate bile almıyoruz ,doğal seleksiyon!..) ondan üstün olmak istiyoruz,habire çalışıyoruz nefes alamadan çalışsan da birileri senden hep ilerde, önüne de bir fırsat çıkıyor aklın yolu bir, YA ÇALACAKSIN YADA KAÇ PARALIK ADAMSAN ONA RAZI OLACAKSIN… Razı olmak başa dönmektir.Bunca emeğin boşa gitmesidir… Kaç paralık adam olmaktır. O halde düzen bozulmuş kaos başlamıştır.

Böyle kişiler aşık olamaz. Sevgi ve şefkat duygusunu tatmayanlardan aşk gibi derin duygular beklenmemelidir.

Aşık olan insanda bedendeki değişiklikler meydana gelir. Aşık olan insanların gözlerinde diğerlerinde olmayan bir ışıltı ve canlılık olur. Benzer bulgular kişinin cildine de yansır. Tutum ve davranışları daha içten, samimi, cesur ve dürüst olur. Burada hissi yoğunluğun getirmiş olduğu kararlılık belirleyicidir.

Aşk insanda yaşama sevincini arttırır.

Aşk insanda yaşama sevincini arttırır. Yaşama bağlar yaşama arzusu pik yapar. Buda immun sistemi ve hormonları olumlu etkiler. Bütün bunların toplamında kişinin ruh sağlığı, sağlıklı bir zemine kavuşur yeniden hayat bulur. İster kabul edelim yada etmeyelim gerçek bu ; Aşk antidepresif bir ilaçtır. Depresyon da kaybedilen öz güven, kendini suçlama, kendini değersiz bulma duyguları, aşık olunmayla birlikte kendisi onaylanmış, kabul edilmiş, önemsenmiş, kıymet verilmiş hisseder ve yeniden özgüvenini kazanır.

Sağlıklı bir aşk ilişkisi

Sağlıklı bir aşk ilişkisi olan, kişi ruhsal açıdan da rehabilite olan kişidir. Ruhsal açıdan iyi olabilen insan sağlıklı bir sevgi duygusunu ruhunda en derin şekilde hisseder ve yaşar bir o kadar da yaşatır. Aşk beynin daha iyi çalışmasını sağlar. Mutluluk hormonu dediğimiz dopamin ve seratoninde ki artış kişiyi mutlu etmekle kalmayıp aynı duyguyu , mutluluğu tekrar tekrar isteme davranışının üretilmesine sebep olur. Bu sevgiliye aşırı düşkünlük noktasına vardığı gibi kişiyi doyumsuz halede getirebilir. Dopamin ve seratonin adlı nörotransmiterler aşık olan kişiyi, mutlu, canlı ve neşeli kılar, kişiyi daha konuşkan yapar. Esprili, muzip ve yaratıcı meziyetler Katar. Sosyal faaliyetlerde artış, ilgi alanlarının genişlemesi bir çok tasarım çalışma ve projeler oluşturmak başlıca sosyal bulgularındandır. Aşkın tabii sonucu olan cinsellik devreye girdiğinde buda sıradan bir cinsellikten öte içeriği zengin ve derin bir cinsel hayat dönemi başlatır. Cinsel ilişki sırasında salgılanan nörotransmiterler ve hormonlar; çiftlerin birbirlerine karşı olan bağlılıklarını arttırır.

Aşk

Aşk, sevilme, sevme, mutluluk, saadet gibi duygular bunun getirmiş olduğu iç huzur ve uyum bağışıklık sistemini olumlu etkiler, olası kanser hücrelerinin vücuttan temizlenmesini arttırırlar. Seratonin ve dopamin gibi nörotransmiterlerin artışı, tokluk hissinin artması, yemek yeme duygusunun körelmesini sağlarlar. Kişi aşkın etkisiyle daha dinamik bir ruh hali içinde olduğundan kilo vermesi kolaylaşır. Mutsuz yalnız ve sevgisiz insanlarda kilo alımı daha fazladır. Aşk stresle başa çıkmada da önemli bir rol oynar. Stresin kolaylaştırdığı hastalıklara karşı adeta bir koruma kalkanı oluşturur. Aşık olan insandaki yaşama sevincindeki artış, coşku, artan enerji, uyku ihtiyacını azaltır. Bunun yanında uyku kalitesi artar. Aşık olan kişi eskiye göre daha az uyur, kendini daha zinde hisseder. Aşkın ve onun duygu zenginliğinin tabii sonucu ve zirvesi olan cinsellik ruhsal ve bedensel bütünlüğü sağladığı gibi kişinin uyku kalitesini de olağan üstü ölçüde olumlu etkiler. Aşk cinsel isteği (libidoyu) belirgin oranda arttırır. Cinsel birliktelik kurma kabiliyet ve becerisini arttırdığı gibi cinsel sorunların üstesinden gelme konusunda da çiftlerin hayatını kolaylaştırır. Bu durumda cinsellik açısından aşkın tabii bir afrodizyak olduğunu söylemek bir abartı olmayacaktır.
Ne mutlu aşkı bulup doya doya yaşayabilene……

SONUÇ ; HAYAT ACIMASIZ ; AŞK GERÇEK

Ahmet Kireçci

Anahtar Kelimeler ; , SULTANIM, Ah be SULTANIM sen benim neler nelerimsin bir bilsen. SULTANIM, Sen her şeyimsin, canım, cananım, hasretim, alın yazım, kara sevdalım, sen cennetim, cansın can, nefesim, kanayan yaramsın, sol yanımsın,
Nefesim, Kalbim, Canım, Kanım, Karım, Ömrüm, Yuvam, Mutluluğum, Hayatım, Hayalim, Düşüm, Yaşama Sebebim, Bedenim, Dünyam, Servetim, Gözbebeğim, Gerçeğim, Hayatımın Anlamı, Mevsimlerim, Vatanım, HAYAT ACIMASIZ , AŞK GERÇEK , Canıma can katan kalbimin tek sahibisin.
Bir tanem seni ne çok sevmişim ya ahhhhhhhhh,

Bir cevap yazın