Efkarlıyım felek

Efkarlıyım felek

Efkarlıyım felek , değmeyin bana AHMET KİREÇCİ

Efkarlıyım felek , değmeyin bana.
1975 doğumlu olan ben. bu gün anneler günü ve tarih 13 Mayıs 2018 . Mazim canlanır gözümde ; Yaşadıklarım . yaşattıklarım ve yaşayacaklarım. İç hesaplaşma diyelim buna. Günler, aylar yıllar gelir geçer, bir şeyler kesişip birbirini bulacaksa yine buluverir, yine kavuşur, yine birleşir. Büyüklerin tabiri ile ‘su yolunu bulur, her şey olacağına varır’ Hiç aklımdan çıkmayan bir sözdür ve tüm zamanların sözüdür. Benim için anlamı, sizinle tıpkı şu an tekrar buluşmam gibi. Bu süre içinde hayatımda, aklımda, yüreğimde, neler neler değişti, Şekil değiştirdi, zaman değiştirdi, anlam değiştirdi, renk değiştirdi ve en önemlisi de yer değiştirdi . Her yeni bir gün, başka anlamlarla geldi, her gün bitimi başka anlamlarla sona erdi, Cahit Sıtkı, “Yaş 35 yolun yarısı”nı boşuna yazmamış zamanında. Hakikaten insan bir dönemi kapatıp, başka bir döneme geçtiğini ruhunun taaa derinliklerinde öyle bir güçle hissediyor ki. Ama aşkım, eşim, oğullarım, evim, dostlarım, sevgim, sevdiklerim dışında en büyük mana benim için ilk kez kocaman bir başlık altında belirlendi.

Hayatımın amacı

Hayatımın amacını bu başlık altında toplamış gibi hissediyorum uzun zamandır. Ve her sabah güne, aynayla göz göze geldiğim ilk anda kendime bu kocaman başlığımı hatırlatarak başlıyorum. Hayata, beni inandıran bir şeyler var, “Günaydııınnn” diyerek. İnsanın inandığı şeyler güçlü kılmıyor mu içini? Zaman gelir ben de anlatırım size, çok aynı değil miyiz zaten? Her birimizin hikayesi az çok farklı olsa da ya da benzer, Aslında hepimiz rengarenk değil miyiz, o yüzden birbirimize değdiğimizi, yüreğimize dokunduğumuzu düşünüp burada değilmiyiz ? O renkleri hiç kaybetmeyelim, içinde hepsi var, sahici olan da bu değil mi zaten? Ve gerisi de hikaye… Herkes yaşadığını bilir, en önemlisi ve tek gerçeği de… ‘İçini’… İçimizi iyi tutmak değil mi bütün meselemiz? Her şeye, her koşula, her kötülüğe, her haksızlığa, her yenilgiye, her kırgınlığa ve tüm zamanlara rağmen. Çevremize bunu öğretmeye çalışmıyor muyuz, ‘Her ne olursa olsun içlerini iyi tutmayı öğretmeye, kendilerini böyle iyi hissetmelerini sağlayacak öğretileri savunmuyor muyuz. Günün sonunda, ne yaparsak yapalım “içimizde iyi hissetmek” her şeyin başı ve sonu bu değil mi?

Hayata bize inandıran ne varsa hep sıkı sıkı tutalım ve hiç bırakmayalım derim. Hadi ben, dalgalandıkça durulan, şu sıralar içi yine içine sığmayan yapıdayım. Bana mı öyle geliyor bilmem ama İstanbul başka olmaya başladı. Dumanlı oldu , dar geliyor her yer. Sevda dedikleri var ya ah, bu söz bir gül gibi bıraktın yüreğime. Şimdi ne söylesem boş ve anlamsız. Şimdi daha tutkulu , bir başka şairim . Yaşadıklarımı maziye gömüyorum. Acısıyla tatlısıyla öldürüyorum. Neden mi ?

SULTAN‘IM Çünkü sen geldin; kumrular geldi gönül bahçeme. Gözlerim doldu sanki susuz kalmış çöllere hasret yağar gibi boşalıyor, göz pınarlarım.

Ahmet KİREÇCİ

Anahtar Kelimeler ; SULTANIM, Ah be SULTANIM sen benim neler nelerimsin bir bilsen. SULTANIM, Sen her şeyimsin, canım, cananım, hasretim, alın yazım, kara sevdalım, sen cennetim, cansın can, nefesim, kanayan yaramsın, sol yanımsın.
Nefesim, Kalbim, Canım, Kanım, Karım, Ömrüm, Yuvam, Mutluluğum, Hayatım, Hayalim, Düşüm, Yaşama Sebebim, Bedenim, Dünyam, Servetim, Gözbebeğim, Gerçeğim, Hayatımın Anlamı, Mevsimlerim, Vatanım, Canıma can katan kalbimin tek sahibisin. Seninle aşkı yaşamak bambaşka . Sen aşk kadınısın .
Birtanem seni ne çok sevmişim ya ahhhhhhhhh….

Bir cevap yazın