Aşkım Sultan

Yine yağmurlu bir İstanbul gecesi. Uykusuz kalacağım . Aklımda çılgınca düşünceler. Şimdi ıslanmak vardı yağan yağmurda. Sarılarak el ele kol kola seksek sekerek yürümek vardı.

Aşkımızın ateşiyle yana yana yürümek. Hissedebiliyor musun bilmiyorum onu da. Ben bir nefes kadar yakınım sana. İçine çektiğin her nefeste hatta. Çünkü senin nefesinle ısınıyorum.
Sensizlik, sessizlik ve soğuk hakim. Adına ne denir bilmem. Özlemek mi daha zor beklemek mi? Yoksa suskun kalmak mı? İnanın şu desem yalan olur. Bildiğim tek şey hepsi bir arada olunca yüreğim sıkışıyor nefes alamıyorum.
Aklıma düştüğün günden beri çok şeyler yapmak istiyorum. Çok şeylerinde olmasını istiyorum. Öncelikle hayatında samimi olduğun tek erkek ben olmak isterim. Aşırı kıskancım kıskanırım sahiplenirim. Yaşadığım yaşayacağım her şeyi seninle yaşamak isterim, senin dışında ki her şeye soyutlarım kendimi ulaşılmaz olurum. Sadece senin ulaşabileceğin yerlerde saklarım kendimi. Onun dışında mesela haftada birkaç kez buluşmak isterim. Belki de ayda bir. Bildiğim yapabildiğim her şeyi seninle yaparken, keyif aldığım her şeyi seninle yapmak, bildiğim her şeyi seninle paylaşmak isterim. Öyle bar disco falan gezmem, gezmem ama mesela yeni yerler keşfederiz ikimizin de gitmediği yerlere gideriz. Yanımda sen olduktan sonra nerede olduğumun önemi yok. Sonra sürekli sarılırım sarılmayı çok severim. Birde bir İstanbul’da sahillerinde yada ormanların da , seninle beraber titreyerek ve birbirimize sarılarak, dışarda ki soğuğa rağmen içimizi ısıtan aşk, ve beni ısıtan kollarında güneşin doğuşunu izlemek isterdim. Seninle saçmalamak hatta beraber yemek yemek yemeği çok isterim.


Seninle oyun oynamayı beraber sabahlamayı isterdim. Sabah kalktığımda ilk senin sesiyle ve kulağıma günaydın diyerek fısıldamanı. Geceleri ise senin iyi gecelerinle gecemin iyi geçmesini isterim. Tüm bunları yaparken seni öyle bir severim ki kendinden bile kıskanırsın beni. Karıcığım diyorum ya, Kocacığım diyerek karşılık verirsin.


Ben geldim az ileri çekil de yanına oturayım .Yoksa kucağına oturucağım zaten ufacık tefeciğim dersin. Bak yaptın yapacağını oturdun kucağıma dediğimde olacak. Latifeler ardı ardına sıralanacak. Koyduğun zaman başını göğsüme . Sonrasında ne mi olacak. Benim kalp atışlarım hızlanır. Nefes alışlarım arttıkça artar. Kesik kesik hırıltılama hailine alır. Sakin ol ben hep var olacağım yaşatacağım seni derdin ya. Aşkım bir şey yok sakin ol kendini bana bırak. Sonra sen konuşuyorsun ben dinliyorum. Teslim oldum sana . Sen bana lazımsın sakın ol seni dinliyorum kalbini ruhunu nefes alış verişlerini diyerek devam edersin. Öyle huzur öyle güven veriyorsun ki. Ne benim sana kalk demeye. Neden senin hiç kalkasın yok kucağından . Bak Sezen Aksu’da ne güzel söylüyor İstanbul İstanbul olalı görmedi böyle bir aşk bizi anlatıyor . Biz sustuk o söylüyor. Gerçi dudaklarımız suskun da. Yüreklerimiz hiç susmuyor. Biz zaten hep konuşuyoruz ki kalpten kalbe kurulmuş gönül köprülerimiz sayesinde. Bizim ruhlarımız yaratılınca sevmiş semalarda. Aşkım seninle ben zaten biz olmuşuz da ondanmış . Bu hasret. Bu özlem.


Geceye damgayı vuran kırmızı elbisendi. Ben seviyorum diye giymişsin belli. Topuklu ayakkabıların da yanımda boy farkını egale etmiş. Şimdi tut elimden . Ruhum teslim sana. Yüreğim de aklımda. Bir bedenim kaldı. Onu da teslim ediyorum sana. Hoyratça yaşat. Öğrencin olayım. Sevişmeyi öğret. Dans edercesine.
Çok tatlı olduk. Sen dansa kaldırırsın da ben kalkmaz mıyım. Ellerini belime doladın bende omuzlarına yaslandım. Rakıdan mı yoksa aşktan mı bu sarhoşluk. Öpüşürken dahi başımız dönüyor. Neyse çok da bir önemi yok artık. Aşkım çok güzel bir ortamdayız sanki dünya durdu. Sadece biz varız. Biz nefes alıp biz veriyoruz. İyi ki karımsın. İyi ki Gönlümdeki Sultansın.


Ahmet KİREÇCİ
30.09.2021
18:40

Bir cevap yazın