Aşk Hikayesi

Bizimkisi bir aşk hikayesi

Aşkımı anlattım sürekli. Çok fazla yazdıklarımda oldu. Yazıp yazıp sildiklerimde. Seni ihmal ettim. Aşkını anlatmam gerekirdi birazda. Bencillik ettim beni affet. Kendi sorunlarım dağ olmuş açmakta zorlanmıştım. Sanki senin benden geri kalan yanın var gibi.

Ben seni en güzel yerinden sevdim. Çünkü herşeyini oarada sakladığını bilirim. İyiliğini, merhametini, sevdanı, yaralarını, şefkatini,hep yüreğinde saklarsın. Yüreğin kan ağlar ama yüzün ele vermez seni. İçinde ne fırtınalar koptuğunuben iyi bilirim. Yaşadığın herşeyi saklamışsın be aşkım yüreğinde. Öyle bir zırh örmüşsün ki oraya girmem ço kolay oladı. İçine girip sevda tohumları ekmek kolay olmadı. Özelim oldun. Değerlim oldun. Sen benim oldun ya sevgilim. Yanımda olmasan da olur. Varlığın bana huzur verir.

Sen bilemezsin neden rakı içtiğimi. Rakı içeceğin kişi içtiğine değmeli. Sen buna değdin hep. Rakı içmem için sebep gerek. Benim sebebim sendin.

Sen susmayı seçtin. Uzun uzun cümleler kuruyordun. Baktın ki anlayan yok kısa sözcüklere dönüştürdün. Hala anlamadılar sustun. Şimdi mutlu musun? Hemde tarifi yok. Vazgeçtiklerini yaşıyorsun. Artık yüreğinin hissettiğini, aklında dilinde konuşur olmuş. Sen valizini hazırda beklet. Ansızın çıkıp geeleceğim karşına. Yağmurlu bir gün olacak. Aynı şarkıyı söyleyecek dillerimiz. Artık ne ben gurur edeceğim, ne de sen inat edeceksin. İkimiz de biliriz ki; aşk tenini nefs etmek değil, beden bedene değil, kalp kalbe denk gelmesidir.

Senin en güzel yerindeyim. Bunu bil ve ona göre yaşa. Bir mucize gerekli artık bize. Bu kadar şeyi yaşadıktan sonra. Korkum yok gelecek mucizelerden. İstanbul inan çok soğuk. Yıl 2019 aylardan nisan ve günlerden 11 olmuş. Saat mi çoktan 03.45 olmuş. Martı sesleri yükselir semada. Buz kezmiş kalpler , kırılan kalpler vardır bu şehirde. Bir de benim gibi sevdasına yanan aşıklar.

Gel bu gece masal anlatayım sana. İçinde sen ben ve aşkımız oldun. Sevda tomurcuklarından tuale boyayım . Seni soyut yapayım kimseler görmesin diye. Hafif bir taverna müziği açayım cümbüşlerin açldı parçalar olsun. Benliğime kazıdığım seni anlatayım durmak bilmeden sabaha kadar. Ben bunları niye mi dedim . Hayat çok güzelmiş. Seni tanıyınca öğrendim. Artık yaşayabildiğimce yaşayacağım ikimizi. Ne zor değil mi ? Yanında ve yüreğinde taşıdıklarımızın olması. Ama her daim hayatında olan yüreğimizde olan. Ben sana aşık oldum evet. Ne malına, ne mülküne, ne de kaşına vuruldum. Merhametine vuruldum gülüm. Bakmaya doyamadığım gözlerin var. Duymaya doyamadığım senin var.

Şimdi sen gelsen İstanbu’a önce balık ekmek yesek eminönünde. Ardından çıksak karaköy’den galataya. Seyri alem eylesen eşsiz güzelliği. Seni alıp götürsem kız kulesine. Ben seni izlesem sabaha kadar. Gün doğacak diye endişeye kapılmadan sokulsan koynuma. Sen gelmem dersen şayet ben eminönünde kalacağım hep. Galata köprüsü altında rakımı açacağım . Seni hayal edip iki kadeh alıp elime tokuşturacağım kırarcasına. Kör kütük olana kadar değil, ölünceye kadar içeceğim. Gırtlağımdan inerken rakı damlaları sevişecek bedenimle. Ölürken bile gülümsüyor olacağım.

Çok acılar çektim bu hayatta. Beni vurdukça vurdu. Canımı acıtmadı mı evet acıttı. Ama bu aşk kadar yakmadı. Hep birşeyler eksikmiş hayatımda. Ne okuduğum kitaplar doldurdu, nede yaşadıklarım bende ki boşluğu. Sen geldin ya herşey tas tamam oldu desem yeridir.

Senin de benimde bir umudun var yarınlara dair. Uğruna heba edilecek onca şey varken sen beni seçtin. Benim gibi. Belki zor olanı seçtik. Yüreğimizde taşıdığımız yanımızda olmuyor her zaman.

Gerçek şu ki; incitmeden sevmeliydim seni. Yapamadım . Kırdım döktüm hatta yangın yerine çevirdim güller açması gereken yüreğini. Tüm geçmişini unutturmak için karşına çıktım. Uçuk çıkan dudaklarından değil, yüreğinden öpmek için.

ŞUNU BİL Kİ BENDE BİTMEK TÜKENMEK BİLMEYEN BİR HAYAT VAR. Bu öyle bir hayat ki papatyaların açtığı kırlar var baharımda. Sahi sen ne çok seversin papatyaları.Kalbin adım aklına gelince öyle hızlı atıyor ki, göğsün sıkışıyor. İçinde ateş beliriyor. Unutma ki aşkım aramızda mesafeler olsada , Her gece sarılıp uyuduğum senin bakışını, dokunuşunu, teninin kokusunu unutabilirim. Alışmışım sana. Sen bu satırları okuduğunda yüzünde tebessüm ,gözlerin hayal alamene dalacak. Ben senin hayallerine katil olanlardan değilim. Hayattan istediğin küçücük bir mucize. Benim senin yanında olmama, sana ait olmam ve sağlıklı olmamadır. Dilediğin bir kitap olsun aşkımız. Gizli yaran gibi. Gün batımında lodosun saçlarını savurduğunda üşüyüp kollarıma sarıldığın bir fotoğrafımız olsun.

Bizim aşkımız bir efsane çünkü; efsane az kalır eşi benzeri olmayacak bir AŞK HİKAYESİ. ne dile sığar söylenir, nede yüreğe sığar dinlenir. Ruhun sevişir canını acıta acıta her gece benimle. Hasret çeker , iç çeker . Öyle nalar olur ki deli gibi görmek , sesimi duymak istersin onlarca imkansızlık çıkar karşına. Sanki anlaşmışlar plan yapmışlar gibi. İstersin olmaz. Yüreğim niye yanar bilir misin? Senin gibi bende çok istiyorum. Ama saçma sapan bir çok kimse seni görür, sesini duyar ama ben mahrum kalıyorum. Kıskançlığım bundandır.

Ben seni ilk görüşte sevdim. Sen olduğun için . Kalbini çaldım sana haber vermeden. Sen o kadar çok uğraştın ki geri almak için. Beceremedin. Ben ona senden daha iyi baktım. O da gitmek istemedi benden. Demem o mi; Belki bütün hayatı arkamızda bırakamayız. Sevmek zor iştir. Ömür adamak. Sevmeye başladın mı acıların başlar.

Ah be Sultan. Herşey bitti dediğim anda sen çıktın karşıma. En çok ne isterdim bilir misin? Bir sahil kasabasında ben adını yazsam kumlara ve otursak . Başın omzumda saçlarını okşasam. Gözlerimin içine baka baka sen seni anlatsan bana. Bende sana. Aslında sevmek birazda şans işi. Biz çok şanslıyız. Çok geceler perdeleri aralayıp, kahvemi alıp, sigaramı aykıp yıldızlara bakarak bu gece de gellir mi rüyalarıma dediğim çok olmuştur.Ne tuhaf değil mi? Acaba bu gün bana neler yazacak diye telefona bakmak durduk yere.

İlk zamanlar terazinin kefesini şaşırıyordu nereye ağır basacağını. Kalmak yada gitmek arasında bocalıyordun. Kalbin başka dilin başka söylüyordu. Kabullenmek istemiyordun aşkımı, aşkımız. Kalbin o kadar kırılmış ki. Ben ateş olup dağladım. Gelelim asıl meseleye. Sen beni affedecek misin? Dizlerini kırıp yorganın altında ağladığın günleri iyi bilirim. Acaba bana neden yazmıyor diye günlerce perişan olup kimselere ses çıkartmadan için için kendini parçaladığını iyi bilirim. Acaba ben onu deli gibi severken ondan niye ses seda yok dediğini iyi bilirim. Ben ona bu kadar alışmışken onun yüreği buz mu kesti dediğini iyi bilirim. Ben seni çok ihmal ettim. Beni görmek istediğin yerde göremedin. Ben senin susmanın nedenini de iyi bilirim. Susuyorsun asaletinden, nezaketinden, en önemlisi de beni incitmekten korktuğun için. Senin içten içe kırıldığını, yüreğinin sızım sızım sızladığını iyi bilirim.

Söyle be aşkım sen beni affeder misin? Bence edersin.

Neden mi?

Çünkü; Bizimkisi eşi benzeri olmayan AŞK HİKAYESİ

Ahmet KİREÇCİ

11.04.2019

04:09

Bir cevap yazın