Adı Sultan

Bir kadın tanıdım şarap tadındaydı. Adı Sultan. Yıllardır mahsende kalmışlarından. Körpe kadındı. 

Hüzün bırakan günlerden bir gün daha benim için . Onsuz geçen bir 14 Şubat daha. Kavuşamadığım yıllardan bir yıla bir yıl daha eklendi. Benimle Sultan’ın aşkı dualarda buluşulan aşk oldu.

Kızmıyorum belki de kaderimizde olanı yaşıyoruz. Bizleri kalben bağlayıp aramızda gönül köprüsü kurduran Rabbim elbet bir gün kavuşturacaktır.

Ah be bilse Sultanım. Kadınım. Ne hayallerim vardı. Elleri ellerimde Kartal Sahilinde gezip çocuklar gibi pamuk şeker yemek. Üsküdar’da kız kulesini başı göğsümde izlemek. Adalarda kuş sesleri arasında yürüyüş yapmak. Vapurdan martılara simit atarken çay içerek içimizi ısıtmak. Çam ağaçlarının piremleri üzerinde yuvarlanmak. Bunları düşündüğümde yanımdaymış gibi hissediyorum. Kalbim yerinden fırlayacak olup çarpıntıya bırakıyor . Heyecan buz gibi terletiyor. 

Elbet bu hayallerim gerçek olacak. Mutlaka bir araya geleceğiz. Seni yıllardır kalbimde yaşatan sevgin buna şahit. Sevgin ümidim oldu. Umudum oldu. Bedenlerimiz ayrı yerlerde olsa dahi gönüllerimiz bir oldu. İki bedende tek vücut olduk.

Biliyorum kavuşamıyoruz. Kavuşulması geç olanlar büyük aşklar büyük ve zor olanlar değil midir? Efsane aşklar zor olandır. Biz seçtik bunu . Düşünmüyor da değilim niye zor . Kolay olmaması belki de şanslı olmamızdan. Kolay olsaydı belki de nefsimize kurban ederdik. İsteklerimizin. Arzularımızın. Hatta doyumsuz isteklerimizin uğruna heba ederdik. Deli toyluk zamanımıza denk gelip bu aşkın temizliğine gölge düşürmedik. Nasıl olsa gönüllerimiz arasında kurduğumuz köprüden coşkun nehirler gibi sevdamız akıyor bedenlerimize. Aşkın mümkün olmayan dedikleri saf halini yaşıyoruz.  

Çevreme bakıyorum nikahlı eşlerine bile karıcığım diyemeyen çiftler dolu. Kadınlar bunlara ayı diyorlar. Öküzleri de var tabi ki de. 

Evli bir çok ailenin evleri cehennem yeri gibi cayır cayır yanıyor. Her gün ayrı ayrı uydurulan bahaneler ile çıkartılan kavgalarla dolu. Pirenin deve yapıldığı sorunlar yüzünden sürekli huzursuzluk. Sürekli sitemkar davranışlar. Kimi boşanmayla kimi alışkanlıklara dönüşerek çalkantılı yorucu ve aldatmaların kabullenişiyle çin işkencesine dönen ilişki yumağına dönüyor. 

Kendini geliştiren bireyle farklıdır. Bunun memleketi . yaşı. Tahsili yoktur. Bir erkek kadınına cananım. Canım. Canımın içi. Ömrüm. Diyemiyorsa sorun büyüktür. 

Klasik sözdür ama gerçeklik payı çoktur. Şayet bir kadın kendini geliştirirse güzelde olur asilde. Kadın hayat olur erkeği için. Su olur hava olur can olur. 

Bir kadın erkeğine değer verirse . Hayatını gökkuşağı gibi renklendirir. Erkek kadınına gönlünde Sultan etmesini bilmelidir. 

Erkek dediğin sevmeli kadınını. Kadında aynı şekil ama körü körüne değil. Kıskanacak kadar değil. Sahiplenecek kadar sevmeli. Bir birey oturtmasını kalkmasını nerede nasıl davranıp konuşmasını biliyorsa niye, neden, niçin kıskanacaksın. Bunları bilmeyen biriyle ilişki kurma . İlişkiye başlama. 

Bir kadın sevecekse erkek önce sor bakalım. Şiirim olur musun? De kabul edecek mi? Kabul ederse sev hem de deliler gibi sev. Gün gelir anlatamadıklarını mısra mısra şair eder seni şiirler yazdırır. Hayatı öyle yaşatır ki şaşar kalırsın. Hoyratça, sorgusuzca, sınırsızca, özgürce , çılgınca hem yaşatır hem yaşar. Dünyanın en şanslı erkeği olursun. Hem bu dünyada hem ahirette cennetin olmuş olur. 

Her erkeğin arzuladığı ama duyamadıklarına şahit olur kulakların.

Aşkım sen benim sol yanımsın, hayatımın anlamısın, canıma can katansın, ömrümsün, ömrüm, canıma can katansın, dokunmaya kıyamıyorum, bakmaya doyamıyorum, erkeğim sırılsıklam sana aşığım, iyi ki varsın, iyi ki hayatımdasın, iyi ki seninim. İşte bunları diyebilen kadın mutluluğun resmini bulan kadındır. Bu kadın seni şair de eder, vezir de. Dillerden düşmeyen bir aşk hikayeniz olur. Yaşanılan . Örnek gösterilen. 

Toplumumuzda mutsuzluğun sebebi bireylerin kendileridir. Kendini tanıyamayan bireyler , kişiliği oturmamış bireyler, yaşlarına bakarak kendilerini aldatırlar. Yaş rakamsal görseldir. Aklı , zekası olgunlaşmamış bireyler ilişkilerini çıkar menfaat üzerine kurarlar. Bu bireylerden oluşan çiftler yada ilişkiler yaraları sarmak yerine daha derin yaralar izler açarlar. Bunlardan düzenli mutlu bir çift beklemek ahmaklık olur.  Toplum yozlaşıyoruz deriz demesinde de toplumu yozlaştıran bireyleri görmezden geliriz. 

Toplumdaki psikolojik , sosyolajik hastalıkların çoğu sevgi yoksunluğundandır. Bu rahatsızlıkların tedavisinde ahlak ve sevgi ayrılmaz bir zincir halkasının parçaları gibidir. Bu şuna benzer . Biri efkarlıyım der üzülürüz. Halbuki onu efkarlandıran vefasıza aklımıza getirmeyiz. Suçlu vefasızdır. Ben vefasızlara acıyorum. Zavallılar. Kendilerini yetiştirememiş insan müsveddeleri. 

Sizlere mutluluğun anahtarını , sihirli yönünü söyleyeyim. Omzunuzdaki gereksiz yükleri boşaltın. Sonra beyninizin içindeki gereksiz düşüncelerden kurtulun. Çocuklar kadar neşeli , sağlıklı , huzurlu yaşantı yaşarsınız. Bu kadar kolay. 

Ahmet KİREÇCİ

14.02.2021

19:22

“Adı Sultan” üzerine 1 yorum.

  1. Sizlere mutluluğun anahtarını , sihirli yönünü söyleyeyim. Omzunuzdaki gereksiz yükleri boşaltın. Sonra beyninizin içindeki gereksiz düşüncelerden kurtulun. Çocuklar kadar neşeli , sağlıklı , huzurlu yaşantı yaşarsınız. Bu kadar

    Kurrtul mak koaymı at demeyle atılmıyor maleseff

Bir cevap yazın